Restorasyon-3: Arkeolojik Restorasyon
 


PAOLO VERZONE (1902-1986) ZAMAN VE MEKANA BİR YOLCULUK   | Restorasyon-3: Arkeolojik Restorasyon

"Nekropoldeki restorasyon çalışmaları, geçmiş yüzyılların getirdiği yabanıl, metruk görüntüyü korumak için, belli bir sınırın dışına taşmadan yürütülmüştür." (P. Verzone)

Hierapolis Misyonu’ndaki arkeolojik restorasyon alanları. Arkeolojik restorasyon ve bir mimari görünümü yeniden oluşturmak için bir yöntem.

Sekizgen Yapı
Verona ve Liguria’daki, ardından Mansel’le Side’deki ilk deneyimlerini takiben St. Philip Martiryonu Verzone’nin arkeolojiye yönelik ilgisinin ilk odaklarındandı. Torinolu araştırmacı daha once üniversitedeki derslerinde kuramsallaştırdığı arkeolojik restorasyon yöntemini buralarda özgürce deneme ve tanımlama olanağı buldu.

Paolo Verzone’nin rehberliğinde yapılan restorasyonların öncelikli amacı, arkitektonik kompleks görüntüsünü, bunun yapısal ve biçimsel öğelerini, ayrıntılı bir yorum çerçevesinin parçası olan kazılarla ortaya çıkarılmış kalıntıları birleştiren ve koruyan müdahalelerle sınırlı idi.

Ayrıntılı olarak bakıldığında gerçekleştirilen işe ilişkin açık işaretler görülmektedir. Merkezdeki kubbeyi taşıyan sekiz sütunun keski ile elde kesilmiş traverten plakalarıyla birleştirilmesi bunlardan biridir -bunlar çevresiyle kusursuzca uyum gösteren geometrik kesimi yüzünden günümüzde bile farkedilmektedirler. Işınsal olarak dizilmiş şapellerin duvarları, iç mekânlar restore edilerek çatı strüktürü daha iyi yorumlanacak biçimde düzenlenmiştir. Duvarların üst bölümlerinin korunması için yapılan çalışmada kullanılan, çimento ve yanmaz tuğla çamuru karışımı, uygulamanın üzerinden kırk yılı aşkın bir süre geçmesine karşın çok iyi durumdadır. Yedigen şapellere ait, onarılmakta olan bir tonozun parçalarını taşıyacak desteğin konumlanması da bu işlerden biridir.

Frontinus Kapısı (Şeref Kapısı)
Bu kapı, Hierapolis kentinin, Domitianus dönemi genişletmesi sonrasında, kuzeydeki anıtsal girişini oluşturmaktadır. Çalışmalar başlarken yapı, kemerlerin üçte biri yüksekliğine kadar gömülü ve kireçtaşı ile kaplı durumdaydı. 1957 yılında Verzone tarafından başlatılan yüzey araştırması sayesinde, üst arşitrav boyunca uzanan mermer kitabe ve başka bir düzenlemeye ait olan traverten korniş blokları, sayısız mermer mimari parça ve dekoratif parça ortaya çıkarılmıştır.

Anıtın kentsel değerini ortaya çıkararak yeniden kurmayı amaçlayan restorasyon çalışmaları, yapının bütünü hakkında fikir vermek için gerekli olan, kesin bir şekilde tanımlanabilen parçalarla sınırlı tutuldu. İki dairesel kulenin arasında bulunan üç açıklıklı girişin üzerindeki duvarlar, kitabeli arşitravın yerleştirilebilmesinden önce yenilendi. Bu bölümde yalnızca birbirini tamamlayan parçalar özgün yerlerine yerleştirilmiş, oluşan boşluklar ise yeni bulunacak parçalarla kolayca yer değiştirebilecek biçimde, hizaları hafifçe kaydırılmış tuğlalar ile örülmüştür.

Tiyatro
1957 yılında, Hierapolis tiyatrosu aratırmacıların karşısına, tıpkı 18. yüzyılda bölgeyi ziyaret eden birçok Avrupalı seyyahın sunduğu gravürlerde göründüğü gibi çıkmıştı.

Tiyatrodaki çalışmalarda ilk aşamadan itibaren cavea ve orkestra bölümlerini, son derece kısıtlı araç ve donanımla tarih boyunca yığılmış toprak ve yıkıntı malzemeden arındırarak açığa çıkarmak üzerine yoğunlaşılmıştır. Sahne arkasından caveaya açılan kapının yeri saptandıktan sonra yıkılmış malzemenin kaldırılması için raylı vagon sistemi döşenmiştir. Caveaya dökülmüş olan büyük kütleli parçalar, sabunlanmış kalaslar kullanılarak orkestra düzlüğüne indirilmiş, sonra da bir el kaldıracı aracılığıyla bu parçaları taşıyacak biçimde güçlendirilmiş bir vagona yüklenerek ön bölümdeki alana taşınmıştır. Dışarıda bloklar düşme pozisyonlarına göre ve anastylosis’e olanak verecek biçimde düzenlenmiştir. Hyposkenium’un önündeki yıkıntı, onarılmak üzere in situ olarak yeniden bir araya getirilmiştir. Restorasyona 1980’lerde başlanmıştır. Sahne taşıyıcıları, döşemedeki yatay taşıyıcı kemerlerle yeniden birleştirilmiştir.

Verzone, anıtsal hyposkenium’un restorasyonu için yine, yapının genel mimari görünümünü ve dekoratif parçalarını, sınırlı biçimde birleştirerek yeniden kuracak bir yöntembilim benimsemiştir. Bezemeli silmeler, beyaz çimento ve mermer tozu karışımı harç ile, taklitçi bir eğilime düşmeden özgün düzenlerinde tekrar yerleştirilmiştir. Cavea’da, skenefrons’da ve galerilerin bulunduğu altyapı tonozlarında gerçekleştirilen öteki çalışmalar da aynı şekilde mimari görünümü, çevresindeki kentsel öğelerle birlikte yeniden kurmayı amaçlamıştır.
1 2 3 4
Léon de Laborde "Terme'den Hierapolis'e Gelen yollar". Tiyatrodan Hierapolis şehrinin ve Menderes vadisinin görünüşü, 1834.
Hierapolis, caveada çalışma, 1960.
Hierapolis, diazomanın restorasyonu, 1960.
Hierapolis, tiyatroda yıkılmış blokların tahtalar üzerinde kaydırılarak sahneden taşınması, 1960.
Hierapolis, Taş blokların taşınması için kullanılan raylı sistem (decauville), 1960.
1 2 3 4