|
|
|
|
ŞADİ ÇALIK "HEYKEL OLMAYAN YERDE HEYKEL YAPMAK İÇİN YAŞAMAK" |
Şadi Çalık Fotoğraf Albümünden
1920’li yıllar bütün dünyada insanların yaşamlarını alt üst eder. Savaşlar, devrimler ve göçler yaşamları oradan oraya savurur. Şadi Çalık’ın 1917’de Girit, Kandiye’de başlayan yaşam öyküsü 1923’te Büyük Mübadele ile geldiği Izmir’de bambaşka bir seyre girer. Knossos sarayının hafızasında kalan belli belirsiz izleri, Urla sahilinin ve kırlarının görüntüleri, burada kurulan dostluklar, beklenmeyen ekonomik sıkıntılar, çok küçük yaşta yitirilen babanın eksikliği ve resim sanatına duyduğu ilgi Şadi Çalık’ın sonraki yaşamının temellerini oluşturacaktır. Ressam Abidin Elderoğlu´nu tanıması ve onunla başlayan sistematik sanatsal çalışma, sonra ,İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi, Paris, yakın dostu Necati Cumalı’nın kızkardeşi Müfide ile birleştirilen yaşam ve cocukları Siren ile Osman, Cevat Şakir, Sabahattin Eyüboğlu, Azra Erhat gibi sevdiği ve saydığı sanatçı ve aydın dostlarla paylaşılan mutluluklar ve kaygılar, 60li yılların dünyasındaki özgürlük ve bağımsızlık hareketlerinin coşkusu..
1950´de başlayan modern sanat düşüncesini yaşadığı toplumdaki tüm bilgi ve düşünce farklarına, iletişim zorluklarına ve sanat pazarının olmamasına rağmen sürdüren, heykeltraş olarak yaşamak için vermesi gereken sanatsal ödünlere rağmen Türk heykel sanatının kilometre taşları olan anıt ve heykelleri yaratmış ve bugün bilinen bir çok heykeltraşın hocası olan Şadi Çalık’ın fotoğraf albümünden yansıyan anlar...
Siren Çalık
|
|
|
|
Şadi Çalık akrabalarıyla, Bornova, 1928.
|
|
|
"De profundis" zamanı, 1930'lar.
Abidin Elderoğlu atölyesinde desen çalışırken.
|
|
|
lk desenlerinden, 1930'lar
|
|
|
Cumhuriyet Meyhanesi'nde.
Soldan sağa: Ferruh Başağa, Mümtaz Yener, İhsan ?, Fethi Karakaş, Kemal Artun, Nuri Iyem, Şadi Çalık. Reşat Sevinçsoy, İhsan´ın kardeşi, heykeltraş Turgut Pura.
|
|
|
Şadi Çalık, Paris'te çalışırken, 1950.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|