Üç Şerefeli Cami
 
Fotoğraflar
|
Kurumlar
|
Mimari Uslüplar
|
Portreler
|
Yapılar
Üç Şerefeli Cami

1437/38 - 1447/48
Yaptıran: Sultan II. Murad
Mimar: Mimar Usta Muslihiddin

Mimari tasarım, kitle organizasyonu ve çevre düzenlemesi açısından mimarlık tarihinde önemli bir yere sahiptir. Şadırvanlı avlu ve harim tasarımı İslam mimarisinde ilk kez bu camide görülür. Mihrap-taçkapı ekseninde, merkezi kubbe çevresinde gelişen pramidal kitle organizasyonu ile klasik döneme esin kaynağı olmuştur. Yapı, adını o zamana kadar yapılan en yüksek minare olan üç şerefeli minaresinden alır.

Plan şeması, ikisi de enine dikdörtgen planlı harim ve şadırvanlı avludan oluşur.. Şadırvanlı avlu harimden daha büyüktür. Batı, kuzey ve doğuda olmak üzere üç kapısı vardır. Batı kapısı diğerlerinden daha gösterişlidir. Batı cephesinin daha gösterişli olmasının üzerinde yapının kentle olan ilişkisi etkili olmuştur. Kuzey kapısı ile doğu kapısı daha yalındır. Avluyu kuşatan revaklar 22 birimden oluşur. Son cemaat yeri kubbeleri öteki revak kubbelerinden daha yüksek tutulmuştur. Bunlar 18.yüzyıl’da yapılan bir onarımla değişmiştir. Avlu ve harim duvarlarında aynı eksen üzerinde ikili gruplar halinde pencereler bulunur. Bütün pencereler dikdörtgen silme içine alınmıştır. Son cemaat yeri duvarında iki de tepe penceresi bulunmaktadır. Üç Şerefeli Cami ile birlikte Osmanlı mimarisindeki pencere düzenleri belirli normlara oturur. Sövelerde erken dönemdeki asimetriden sözedilemez. Dört minareden ikisi avlu ile harimin birleşme yerinde, ikisi avlunun köşelerinde yer alır. Üç şerefeli mimare zikzaklı, diğerleri burmalı, kaval yivli, baklavalıdır. Kaideleri dikdörtgen çerçeveli kartuşlar üzerine kırmızı taş kakmalıdır.

60.41 X 23.90 m. ölçülerinde olan harim, mihrap-taçkapı ekseninde 24.10 m. çapında merkezi bir kubbenin iki yanına yerleştirilen 10.50 m. çapında ikişer kubbe ve aralarda kalan üçgen boşluklara yerleştirilen dört koltuk kubbesi ile örtülmüştür. Merkezi kubbeyi taşıyan kemerler, doğu ve batıda ikisi serbest, güney ve kuzeyde ikişerden dört tanesi duvara gömülü olan toplam altı payeye oturur. Güney duvarına gömülü olan payeler dıştan, altı kenarlı payandalarla desteklenmiştir. Merkezi kubbeyi destekleyen sekiz payanda kemeri bu yapıya özgüdür. Taçkapı, kubbe eteğine kadar yükselip iç içe yerleştirilmiş silmeler içinde yer alır. Basık kemerli giriş üzerinde sülüs ve kûfi kitabe, mukarnaslı kavsara, Bursa kemerleri ve sivri kemerle taçlandırılmıştır. Taç kapının iki yanında birer tali kapı yer alır. Ayrıca harimin batı duvarında bir girişi daha vardır.

Mihrap ve mimber oldukça yalındır. Harimin güneydoğu köşesindeki ne zaman yapıldığı bilinmeyen hünkar mahifili Cumhuriyet dönemi onarımında kaldırılmıştır.
Yapı malzemesi olarak harim, avlu duvarları ve minarelerde kesme küfeki taşı, minare gövdelerinde ve bir çok ayrıntıda beyaz mermer ve kırmızı tuğla kullanılmıştır
Yapıda mimari süsleme olarak taş süsleme yanında iki renkli taş işçiliği dikkat çeker. Çini süsleme sınırlı derecede kullanılmıştır. Şadırvanlı avlunun revak kubbelerinde, harim kubbelerinin bazıları ve son cemaat yerinin tekne tonozunda özgün kalem işleri görülür. Ayrıca III. Mustafa döneminde yenilenen son cemaat yeri kubbelerinde Osmanlı barok üslübunu yansıtan kalem işleri yer alır.

Üç Şerefeli Cami Osmanlı mimarisine birçok yenilik getirdiği gibi bir çok yapıdan etkilenmiştir.

Şadırvanlı avlusu ayrıntılarıyla Osmanlı mimarlığında ilk örnektir. Klasik dönemin selâtin camileri üzerinde etkili olur. Selçuk İsa Bey Cami ile Manisa Ulu Cami bu tasarımın öncüleridir.

Minarelerin avlu ve harimin birleşme yerinde konumlanması Klasik camiler üstünde etkili olup, Selçuk İsa Bey Camisi etkilidir. Dört minareli olarak yapılan ilk camidir.

Harimin tamamının kubbeyle örtülmesi, Osmanlı mimarlığındaki merkezi planlı camilere öncülük eder. Artuklu camilerinin mihrap önü kubbesi ve Manisa Ulu Cami bu fikir üzerinde etkili olmuştur.

Ana kubbe çevresinde oluşan pramidal kitle organizasyonu ile Klasik dönem camilerini etkiler. Bu yeniliğin öncüsü Bursa Orhan Camisi’dir.

Kubbeyi taşıyan altı desteği ile Mimar Sinan’ın altı destekli camileri üzerinde etkili olur.

Yapının Eski Cami ve çarşıya bakan batı cephesinin daha gösterişli olması Selçuklu ve Beylikler dönemi geleneğini sürdürür.

Cephe tasarımında, mimari öğelerinde ve süsleme programında görülen asimetri Orta Çağ zevkini yansıtır.

Hatice Adıgüzel


Kaynak :  Baha Tanman; “Edirne’de Erken Dönem Osmanlı Camileri ve Özellikle Üç Şerefeli Cami Hakkında” , (Yazar: M. Sabri Köz- E. Nedret İşli) Edirne: Serhattaki Payıtaht,s.339-352, İstanbul 1998.

Ekrem Hakkı Eyverdi-İ. Aydın Yüksel; “ İlk 250 Senenin Osmanlı Mimarisi”,s.50-60, İstanbul 1976.

Godfrey Goodwin; “A History of Ottoman Architecture”, London 1992.

Oktay Aslanapa; “Türk Sanatı”,s.235-238, İstanbul 1997.

Oktay Aslanapa; “Osmanlı Devri Mimarisi”, İstanbul 1986.
 
Arama Sonuçları Mimarlık Müzesi Koleksiyonunda:   Üç Şerefeli Cami
   
Galeri
  - Üç Şerefeli Cami-Edirne Edirne'ni Fethinin 600. Yılı serisi Basım yılı: 19... | TAN ORAL: MİMARLIK DOKUNUŞLARI