Mimar Sinan
 
Fotoğraflar
|
Kurumlar
|
Mimari Uslüplar
|
Portreler
|
Yapılar
Mimar Sinan

Ağırnas Köyü Kayseri 1450? - İstanbul 1588
Osmanlı mimarı.

Osmanlı tarihinin, aynı zamanda da Osmanlı mimarlığının en yüksek çağı kabul edilen 16. yüzyıla damgasını vurmuştur. Türk mimarlık tarihinin en tanınmış kişisi Sinan’dır. Yaşamına ilişkin kaynaklar sınırlıdır. Bunların başında, arkadaşı nakkaş Mustafa Sai Çelebi’nin kendisinin ağzından yazdığını belirttiği “Tezkiretü’l Bünyan” ve “Tezkiretü’l Ebniye" yer alır. Sinan’ın yaşamına ve ailesine ilişkin belgeleri bulup yayımlayan, ayrıntıları inceleyen ve tartışan tek yazari Hakkı Konyalı’dır. Konyalı’nın yayımladığı belgelere göre Sinan,
1. Selim döneminde (1512-1520) bir Hıristiyan genci olarak Kayseri’den devşirilmiş ve acemioğlanlığından sonra yeniçeriliğe yükselmiştir. Rodos, Belgrad ve Mohaç seferlerine atlı sekban olarak katılmış, Bağdat seferinde ise zemberekle silahlanmış bir yeniçeri ortasının komutanlığına kadar yükselmiştir. Bağdat dönüşünde Sultanın maiyetindeki haseki sınıfına geçirilir. Ordudaki yükselişinin istihkamcılık ve yapıcılıkta gösterdiği başarıya bağlı olduğu tahmin edilmektedir. Van Gölü’nü geçmek üzere yaptığı teknelere ilişkin bilgiler, strüktürel tasarım konusundaki yaratıcılığını belgelemektedir. Torfu, Puglia, Karabuğdan ve Prut seferinden sonra İstanbul’a dönüşte hassa mimarbaşı ilan edilmiştir.

Mimarbaşı olduktan sonra yaşamının sonuna kadar 477 yapı ve onarımın tasarlayıcısı ya da sorumlusu olmuştur. Bunların 300 kadarı İstanbul’da ve çevresindedir. Kanuni Sultan Süleyman’a yaklaşık 28 yıl, 2. Selim’e 8 yıl, 3. Murad’a 14 yıl hizmet etmiş olan Sinan’ın yaklaşık elli yıllık mimarbaşılığı döneminde yıl başına sekiz yapı düşmektedir. Bunların bir bölümü yıllarca süren büyük külliyelerdir. Bu nedenle sözkonusu 477 yapının ne kadarının doğrudan kendi elinden çıkmış olduğu bilinmemektedir. Ancak saraydaki ve İstanbul’daki inşaatlardan imparatorluğundan her yöresindeki inşaatlara bütün ayrıntılarıyla sorumlu olduğu açıktır. Hem tasarımcı, hem bayındırlık ve imar bakanı hem de yapı polisidir. “Tezkiret’ül-Bünyan”da verilen listeye göre Sinan, İstanbul’da ve İstanbul’a bağlı kazalarda 85 cami, 43 medrese, 29 hamam, 22 saray, 19 türbe, 6 kervansaray, 6 darûlkurra, 5 sukemeri, 3 darûlhadis, 3 ambar, 2 darûşşifa, 2 köprü, 2 mahzen, 1 tıp medresesi, 1 imaret, 1 su toplama havuzu, 1 saray mutfağı yapmıştır. İstanbul’daki Şehzade Mehmet ve Süleymaniye Külliyeleri,+ Edirne’deki Selimiye Külliyesi Osmanlı mimarlığının önemli yapı grupları ve Sinan’ın mimarlığının, kendi adlandırmasıyla, dönüm noktalarıdır.

Sinan’ın mimarisi sanayi öncesi tarihinin en önemli yapı gösterisi olan kubbeli strüktüre kazandırdığı yeni estetik ifade ile evrenseldir. Strüktürel kurgu açısından Sinan, kendi başına bir okuldur. Kubbenin yarımküre geometrisini biçimsel endişelerle değiştirmeden, kubbeli strüktürün varabileceği bütün varyasyonları denemiştir. Mimarisinin büyüklüğü, büyük ve orta boy camilerde gerçekleştirdiği strüktür şemalarının özgünlüğünde yatar. Mühendis olarak kendinden önce var olan bir strüktür sistemi geleneğini izleyerek, tümel bir mekân vizyonu içinde yarattığı değişik mekân şemaları ile evrensel bir mimar statüsü kazanmıştır. Sinan’ın mühendisliğinin büyüklüğü ise, akılcılığında, geçmiş denemeleri doğru değerlendirmesinde ve strüktürü mimarinin hizmetinde yaratıcı olarak kullanmasındadır.


Kaynak :  Doğan Kuban; “Sinan (Mimar)”, İstanbul Ansiklopedisi, C.6, s.563, Kültür Bakanlığı-Tarih Vakfı Ortak Yayını, İstanbul, 1994.
 
Arama Sonuçları Mimarlık Müzesi Koleksiyonunda:   Mimar Sinan
   
Galeri
  - SEDAT ÇETİNTAŞ' IN ÇİZGİLERİYLE
- Mimar Sinan : Başyapıtlar | SEDAT ÇETİNTAŞ' IN ÇİZGİLERİYLE
- Mimar Sinan, Selimiye Cami | KEMAL AHMET ARÛ' NUN ALBÜMÜNDEN
- Mimar Sinan 'ın Ölümünün 400. Yılı ilk gün zarfı Basım yılı: 1988 Ofset b... | TAN ORAL: MİMARLIK DOKUNUŞLARI