Hüsameddin Ağa'ya ait nişan taşı
Hicrî 1203, (Milâdî 1789)
|
Harbiye’deki Askerî Müze’de (iki parça halinde) bulunan, Sultan III.Selim’in kahvecibaşısı Hüsameddin Ağa’ya ait nişan taşının celî ta’lik kitâbesi:
Bârekallah zehî serkahve-i şâh-ı cihân Ol Hüsâmeddin Ağa’dır pehlivân-ı kâmurân Etmemişken bir eyice meşki bu sâl-i şitâ Gayreti bâzûya aldı yâr-veş oldu kemân Çünki erdi menzil-i maksûda bâ-feyz-i Hudâ Oldu ol şâyeste-i tahsîn-i hakkaa bî-gümân Âferin etdi âna ehl-i kemânın cümlesi Harf-i cevherdârile târîhini etdim beyân Çâryâr imdâd edüp İlhâmî târîhin dedi : İşte bu meydân-ı âlîye güzel dikdi nişân (1) Fî sene selâse ve mieteyn ve elf (Hicrî 1203, Milâdî 1789) min hicret-i men lehu-ş şefâ’a ve-ş şeref El-abd-ül fakîr, ed-dâ’î Mehmed Es’ad-ül Yesârî gafara-llahu zünûbehu
Bârekallah: Allah mübarek etsin. Zehî: Ne iyi. Serkahve-i şâh-ı cihân: Dünya padişahının kahve(ci)başısı. Etmemişken bir eyice meşki bu sâl-i şitâ: Bu kış iyi idman (antrenman) yapamadığı halde. Yâr-veş oldu kemân: Yay (onun) yâri gibi oldu (yayı kucakladı). Bâ-feyz-i Hudâ: Allah’ın yardımıyla. Şâyeste-i tahsîn-i hakkaa bî-gümân: Kuşkusuz, gerçekten takdire lâyık. Ehl-i kemânın cümlesi: Kemankeşlerin tümü. Çâryâr: Dört sevgili (Dört halife). Min hicret-i men lehu-ş şefâ’a ve-ş şeref: Şeref ve şefkat sahibinin (Hz.Muhammed’in) göçünden. El-abd-ül fakîr: Kulların en yoksulu. Ed-dâ’î: Duacı. Gafara-llah zünûbehu: Allah onun günahlarını bağışlasın.
Hüsameddin Ağa, Sultan III.Selim’in kabza aldığı 1789 yılında, yıldız poyrazıyla atılan Şerbetçizâde Menzili’nde 991 gezlik bir rekor kırmış ve bu taşı diktirmiştir.
Şinasi Acar |