Hacı Beşir Ağa'ya ait nişan taşı
1170 (Milâdî 1756/1757)
|
Kaptanpaşa Mahallesi’nde, Piyale Paşa Camisi'nin üst taraflarında yer alan Küçük Altaybaşı Sokağı üzerinde bulunan, Hacı Beşir Ağa’ya ait nişan taşının celî sülüsle yazılmış kitâbesi :
Yâ Hak Âişe Sultân-ı âlişân-ı hayr-endîşenin Dergeh-i devlet-meâbı melce-i hayr ü hisân Başağası ol kerîm-üş şân-ı ismet-perverin Ma’rifet-pîşe hüner-endîşe zât-ı kâmurân Binci menzilgâhı iken bu Devâtî Menzili Dest-i himmetle hezârân âferin bozdu hemân Zîver-i ser-defter etmiş idi gerçi nâmını Çok zamandır görmedi devrân böyle pehlivân Ola devletle resîde menzil-i maksûduna Kaamet-i a’dâsı yârab ola mânend-i kemân Düşdü bir târîh-i cevherden tîr atup Necîb : Dikdi binyüz gezde Hacı Beşir Ağa da nişân, sene 1170, ketebehu-l fakîr el-hâc Ahmed (Milâdî 1756/1757)
Hayr-endîşe: İyilik düşünen (kadın). Dergeh-i devlet-meâb: Yücelik sığınağı olan kapı (yer). Melce-i hayr ü hisân: İyiliğe kavuşma sığınağı. İsmet-perver: Namuslu, dürüst. Ma’rifet-pîşe: Hünerli, marifetli. Hüner endîşe: İyi düşünceli. Zât-ı kâmrân: Bahtiyar kişi. Dest-i himmet: Yardım eli. Hezârân: Binlerce, pek çok. Zîver-i ser-defter etmişdi: Nişancılar defterini süslemişti (defterin başına kaydedilmişti). Resîde: Yetişmiş, ulaşmış. Menzil-i maksûd: Ulaşılmak istenen hedef, amaçlanan yer. Kaamet-i a’dâ: Düşmanların boyu (endamı). Ola mânend-i kemân: Yay gibi eğrilsin (ikibüklüm olsun).
Ayşe Sultan’ın başağası Hacı Beşir Ağa, Sultan III. Mustafa döneminin ünlü kemankeşlerindendir. Hicrî 1171’de (Milâdî 1757/1758) Dârüssaâde Ağalığı görevine getirilmiştir. Okmeydanı’nda beş ayrı menzilde rekoru vardır. Bu taşa ait rekoru, yıldız poyrazıyla atılan Divitçi Menzili’nde 1106 gezle kırmıştır.
Son iki satır günümüzde zemin betonu altında kalmıştır. Kitâbe daha önce çekilmiş bir fotoğraftan yararlanarak tamamlandı.
Kitâbenin son mısrasında “mu’cem (noktalı harflerle)” ve “fazla ta’miyeli” tarih düşürülmüştür. Bu husus, önceden “cevher” sözcüğü kullanılarak belirtilmiştir. Son mısranın noktalı harflerinin ebced hesabıyla sayı değerleri toplamı 1781 vermektedir. Bundan, bir önceki mısrada sözü edilen “tîr” sözcüğünün sayı değeri 610 “atıldığında” (çıkarıldığında) ve 1 düşüldüğünde, taşın dikildiği yıl olan Hicrî 1170 tarihi bulunmaktadır (Milâdî 1756/1757).
Şinasi Acar |