Hacı Beşir Ağa'ya ait nişan taşı, Piyalepaşa Mahallesi.
1177 (Milâdî 1763-1764)
|
Piyalepaşa Mahallesi’nde, Dörtyol mevkiinde, Üst Baruthane Caddesi üstünde, bu caddenin Fâtih Sultan Mehmed Caddesi’ni kestiği köşede yer alan Ünal Mobilya Atelyesi’nin girişindeki açık avlusunun sol köşesinde bulunan, (üstü brandayla örtülmüş) Hacı Beşir Ağa’ya ait nişan taşının celî ta’likle yazılmış kitâbesi :
Yeksüvârın veter-i kavsine aldıkda hemân Nühsad ü çâr ü çil ü nîm gez etdi takrîb Müstakil menzil ü vaz’-ı kademin gördü rumât Ağa ayağı, Ağa Menzili etdi telkib Atdı poyraz ile tevfîk bulup eyyâmı Meskat-i sehmine kondu bu nişân-ı pür-zîb Cevherîn harfle târîh dedim ey Sermed : Açdı bu menzil-i âlîyi ol ağa-yı necîb 1177 (Milâdî 1763-1764)
Yeksüvâr: (Burada) bir ok çeşidi. Veter-i kavsine: Yayının kirişine. Nühsad ü çâr ü çil ü nîm gez: 944,5 gez (623 m). Vaz’-ı kadem: Ayak koyma. Takrîb: Yaklaştırma (yaklaşık). Rumât: Okçular. Telkib etmek: Lakap takmak. Tevfîk bulmak: Uygun olduğunu görmek. Eyyâm: Günler. Meskat-i sehmine: Okunun düştüğü yere. Nişân-ı pür-zîb: Süslü nişan (taşı). Ağa-yı necîb: Soylu ağa.
Hacı Beşir Ağa, Sultan III. Mustafa döneminin ünlü kemankeşlerindendir. Hicrî 1171 (Milâdî 1757/1758)’de dârüssaâde ağası olmuştur. Beşdirek Menzili olarak anılan bu menzili, poyraz havasıyla 944,5 geze atarak açmıştır. Bu menzilde yalnızca dârüssaâde ağalarının atması şart koşulmuştur. Beş sütunlu kaidesi üstünde yükselen silindirik mermer taş, aynı zamanda “namazgâh taşı” olup yekpâre mermerden beş sütun yan yana oyularak vücuda getirilmiştir. 13,7 cm çapındaki sütunlardan biri merkezde, dördü simetrik olarak çevrededir. Kitâbe bölümünün çapı 35,3 cm’dir. Taşın boyu (55 cm kaide, 150 cm sütunlar ve 90 cm kitâbe olmak üzere) 295 cm’dir. Bu taş, halk ve kemankeşler arasında “diltaşı” diye bilinir; inanışa göre, her kim başını iki sütun arasına yerleştirip diliyle orta sütunu yalayabilirse, murâdına nâil olur.
Şinasi Acar |