Edirne Selimiye Külliyesi
1568
- 1575
|
Mimar: Mimar Sinan (Arasta: Mimar Davud Ağa)
Sanatçı: Hasan Çelebi Karahisari (Hat)
Cami, medrese ve darülhadis 90x130 m boyutlarındaki avlunun içine, ortada cami, güney köşelerde eğitim yapıları olmak üzere simetrik bir düzende yerleştirilmiştir. Avlunun batı cephesini boydan boya kaplayan arasta ile bu kitleye sırtını veren darülkurra daha geç tarihte yapılmıştır.
Cami Mimar Sinan’ın, mekân bütünlüğü açısından, kendi nitelemesiyle, mimarlığının doruk noktasına ulaştığı yapıtıdır. Şadırvan avlusu ve cami birbirine eş 60x44 m boyutlarında iki dikdörtgen olarak tasarlanmıştır.
Şadırvan avlusunun iç ve dış düzenlenişinde pencere, revak ve öteki öğeler büyük bir çeşitlilik ve denge içinde yerleştirilmişlerdir. Camide kubbe sekiz adet filayağı ile taşınmaktadır. Onikigen filayakları kenarlara çekilerek merkezi bir mekân elde edilmiştir. Kubbenin çapı 31.22 m, zeminden yüksekliği ise 42.25 m dir. 6 m dışarı taşkın mihrap bölümü yarım kubbe ile örtülüdür. Kubbenin ağırlığı payeler ve bunların arkasındaki payanda kemerleri ile karşılanarak sekizgen kaide üzerine oturan kubbe sistemi Selimiye Camisi’nde en son olanaklarına kadar geliştirilmiştir. Köşe geçişleri eksedralarla sağlanmış, payeler arasındaki kemerler pencere sıralarıyla doldurulmuştur.
Müezzin mahfili tam merkeze yerleştirilmiştir. 12 mermer paye ile taşınmaktadır. Mimar Sinan, müezzin mahfilinin altına yerleştirdiği şadırvanla Bursa’daki erken dönem Osmanlı camileri geleneğini buraya da taşımıştır.
Selimiye Camisi’nde kullanılan çini, hat, kalemişi, mermer ve ahşap işleri gibi dekoratif öğeler 16. yüzyıl Osmanlı sanatının ulaştığı doruk noktasının ürünleridir. Beyaz mermer mihrabı ve bir dantela gibi işlenmiş minberi birer başyapıt sayılmaktadır. Ayrıca mihrap çıkıntısının içini ve hünkâr mahfilini süsleyen çiniler de dönemin en değerli İznik çinileridir.
Medrese ve darülhadis
Her iki yapı da camiden daha önce, 1572-73’te tamamlanmıştır. Dörtgen bir avlunun iki dış cephesine yerleştirilmiş 13’er oda ve iç tarafa bakan birer dershane bulunmaktadır. Odalar ve dershaneler kare planlı, kubbelidir. Kaş kemerli avlu revakları tek eğimli düz çatı ile örtülüdür. Bütünüyle kesme taş olan cami kitlesinin tersine bu yapılarda taş ve tuğla karışımı duvar örgüsü kullanılmıştır.
Arasta Camiye gelir sağlamak amacıyla yapılmıştır. Mimarının Davud Ağa olduğu bilinmesine karşın bazı araştırmacılar, yapının konumlanışı ve cami tasarımıyla bağlantısı açısından Mimar Sinan’ın tasarımı olduğunu, ölümünden sonra bu tasarım esas alınarak yapılmış olabileceğini savunmaktadırlar. Cami avlusunun batı duvarı boyunca uzanan 225 m lik ana kol ve buna dik bir kısa koldan oluşur. Kısa kol şadırvan avlusunun yan kapıları ekseni üzerindedir. Kolların kesiştiği nokta yüksek kasnaklı bir dua kubbesi ile belirlenmiş, buradan avluya geçiş sağlanmıştır.
Darülkurra Tek kubbeli, iki göz revaklı, fevkani bir yapıdır. Kubbesi medrese ve darülhadis kubbeleriyle aynı düzeydedir.
Derya Nüket Özer
Kaynak :
Abdullah Kuran, “Mimar Sinan”, s. 162-175, Hürriyet Vakfı Yayınları, İstanbul 1986. Godfrey Goodwin; “A History of Ottoman Architecture”, s. 261-270, Thames and Hudson, London, 1992. Oktay Aslanapa, “Osmanlı Devri Mimarisi”, s. 254-264, İnkılâp Kitabevi, İstanbul 1986 Reha Günay, “Sinan the Architect and His Works”, s. 83-90, Yapı-Endüstri Merkezi Yayınları, İstanbul 1998.
|
|